Astım Nedir?

Astma bronşiyale, Astım Bronşit, Allerjik bronşit gibi isimlerle anılan ASTIM, her yaştan bireyi etkileyebilen, doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen, kontrol altına alınamadığında ise günlük aktiviteleri ciddi olarak kısıtlayabilen kronik (müzmin) bir hastalıktır.

Astım, hava yollarının daralması ile kendini gösteren ve ataklar (krizler) halinde gelen bir hastalıktır. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hissederler.

Astımda hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır. Bu nedenle hava yolu duvarı şiş ve ödemlidir. Bu durum akciğerlerin uyaranlara aşırı duyarlı olmasına neden olur. Toz, duman, koku gibi uyaranlar ile hemen öksürük, nefes darlığı ve göğüste baskı hissi gibi yakınmalar ortaya çıkar. Krizde hava yollarını saran kaslar kasılır, ödem ve şişlik artar, ilerleyen iltihapla birlikte hava yolu duvarı kalınlaşır. Hava yollarındaki salgı bezlerinden kıvamlı bir mukus (ifrazat-balgam) salınır. Tüm bunlar hava yollarını önemli ölçüde daraltır ve havanın akciğerlere girip çıkması engellenir. Bu durum, artan öksürük, nefes darlığı, hırıltı, hışıltı ile kendini göstermektedir.

ASTIM BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hava yollarında daralma olduğunda;

• öksürük (genellikle kuru) 3 haftadan uzun sürenlere özellikle dikkat,

• nefes darlığı,

• göğüste baskı veya tıkanıklık hissi ve

• göğüste ıslık sesi veya hırıltılı – hışıltılı solunum gibi belirtiler meydana gelir.

Bu belirtilerden herhangi biri veya birkaçı bir arada bulunabilir. Bu belirtiler sadece astıma özgü değildir, başka hastalıklarda da olabilir. Ancak aşağıda sayılan özelliklerle birlikte olduklarında astım acısından önem taşımaktadırlar.

Ayrıca belirtiler;

• Tekrarlayıcı olup nöbetler halinde gelirler,

• Genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkarlar,

• Kendiliğinden veya ilaçlar ile düzelirler,

• Ataklar arasında hastanın genelde nefes darlığı yakınması yoktur, hastalar tamamen normal olabilir,

Mevsimsel değişiklik gösterebilirler.

Hastaların bir kısmında nefes darlığı sürekli bir hal alabilir ve hastanın yaşam kalitesini bozarak sürekli geceleri uykudan uyandırmaya, iş gücü kaybına, acil servise başvurulara, hastaneye yatmalara neden olabilir. Astımlılarda mutlaka nefes darlığı olmak zorunda değildir.

Sadece öksürükle seyreden astım tipleri de vardır. Özellikle geceleri gelen ve hastayı uykudan uyandıran öksürük ya da eforla ortaya çıkan öksürük yakınmaları olduğunda astım olası bir tanı olarak akla gelmelidir.

ASTIM ATAKLARINI NELER OLUŞTURABİLİR?

· Sık olarak astım atağına yol açan etkenler şunlardır:

· Ev tozu akarları,

· Çimen, ağaç ,hububat polenleri,

· Küfler,

· Hamam böcekleri

· Kedi, köpek, kuş gibi ev içersinde beslenen hayvanlar

· Nezle, grip gibi enfeksiyonlar

· Sigara dumanı, odun, kömür dumanı, tezek yakma, parfüm,saç spreyleri, yemek ,boya kokuları gibi ağır kokular, otomobil içersindeki kokular,sis ve hava kirliliği

· Psikolojik faktörler,

· Egzersiz,

· Aşırı rutubetli iklim,

· Hava ve mevsim şartlarında değişim, ani soğuğa çıkma,

· Gülme, ağlama gibi ani sık nefes alış verişini gerektiren manevralar,

· Mesleki faktörler(mobilya cilacıları, kuaför,boyacı, çiftçi, kütüphaneci, deterjan fabrikası,ilaç imalatı vb)

ASTIM TANISI NASIL KONUR*

Uygun tedavinin yapılabilmesi için öncelikle doğru tanı konması gerekir. Her hastalıkta olduğu gibi kişiyi hekime götüren belirtiler ve kişiye ait tıbbi öykü, tanı aşamasının ilk basamağını oluşturmaktadır.

Öyküde neler önemlidir?

• Belirtilerin (öksürük, nefes darlığı, göğüste baskı hissi, hışıltılı solunum, hırıltı) tekrarlayıcı olması,

• Ataklar dışında bireyin kendini iyi hissetmesi veya sağlıklı olması,

• Belirtilerin özellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkması,

• Kişiye özgü alerjen ya da irritanlar ile belirtilerin ortaya çıkması

• Egzersiz sonrası öksürük ya da hışıltılı solunum olması

• Soğuk algınlığının “göğsüne iniyor” olması, belirtileri artırıyor olması,

• Belirtilerin kendiliğinden ya da uygun astım tedavisi ile düzelmesi,

• Ailesinde astım veya allerjik hastalık öyküsünün bulunması.

Bu yakınmalar ile gelen hastada muayene bulguları tamamen normal olabilir. Çünkü astım, hastalık özelliği nedeni ile ataklar halinde seyreder ve bireyin aktif yakınmalarının olmadığı dönemlerde bulgu vermeyebilir.

Astım tanısının kesin konmasını sağlayacak herhangi bir kan tahlili yoktur. Kanda eozinofil sayısı ve total IgE düzeyi bakılması tanıya yardımcı olabilir. Diğer kan tahlilleri ayırıcı tanıda kullanılmaktadır.

Akciğer röntgeni bulguları genellikle normaldir. Ancak, ataklar sırasında ya da astımı ilerlemiş olgularda hava hapsine ait bulgular olabilir. Yine de benzer belirti verebilecek başka hastalıklardan astım ayırımı için başlangıçta akciğer röntgeninin çekilmesi şarttır. Bahar nezlesi(saman nezlesi, allerjik nezle), sinüzit ve burun tıkanıklığı yakınması olan hastalarda sinüs grafisi çekilebilir.

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ

Günümüzde astım tanısı için kullanılan en önemli tetkik solunum fonksiyon testleridir. Solunum fonksiyonu ölçüm cihazları ile nefes ölçümleri (ilaçlı-ilaçsız) yapılarak tanı kesinleşebilir ve hastalığın ağırlığı belirlenebilir.

Soluk verme hızını ölçen basit taşınabilir cihazlarla (PEF metre) yapılan günlük ölçümlerin uzun sureli takibi ve değerlendirilmesi de tanıyı koymada yardımcıdır.

ALLERJİ TESTLERİ

Hastanın özel yakınmaları, astım belirtilerine yol açan alerjen kaynaklı tetikleyici faktörlerin belirlenmesine yardım etmek amacıyla allerjik deri testleri ve kan testleri yapılabilir. Basit ve hızla uygulanabilen deri ve kan testlerinin usulüne uygun yapılması ve değerlendirilmesi çok önemlidir; aksi takdirde yanlış yönlendirmelere neden olabilir.